Bu Seferki Acının Adı “Ecrin Bebek!”

Ecrin Bebek! Son günlerde yaşanan ve kamuoyundan da yakınen takip ettiğimiz olay, bilgi, teknoloji yüzyılında, internet çağında aydınlanmanın, global dünya altında devlet sınırlarının kaldırılmasını, toplu tüfekli savaşları bir kenara bırakıp iktisat, ticaret mücadelelerini konuştuğumuz sıralarda aslında nasıl karanlık bir olgunun içerisinde olduğumuzu tüm acınası gerçekliğiyle yüzümüze vurdu!

Ecrin Bebek!

Ecrin bebeğin başına ne geldi? Nasıl bir talihsizlik yaşadı da bu millet bu acı ölümle karşılaştı, bir ihmal veya istismar söz konusu mu? Şimdilik bilemiyoruz. Ama bu yaşanan olayın sonrasında çocuk istismarı üzerine bazı şeyler kaleme alma ihtiyacı duydum.

Çocuk Hakları Sözleşmesi!

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde açıklanan 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren. Türkiye de dahil 142 ülkenin de onaylamış veya imzalamış olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre: Taraf olan ülkeler çocuğun ana-babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.

Fakat 2000’li yılların başlarında bile dünya genelinde her 3-4 kadından ve 6e rkekten birinin 18 yaşından önce en az bir kere cinsel istismara uğramış olduğunu görüyoruz. Ülkemizde ise bu durum kız ve erkek çocuklar için birbirine daha yakın.

Peki Nedir Bu Çocuğa Yönelik İstismar?

Bir yetişkinin cinsel doyum amacı güderek bir çocuğa yaklaşması ve onu kullanmasıdır. İstismar sırasında istismarcı veya mağdur kadın veya erkek olabilirken bir olayda mağdur rolünde olan kişi başka bir olayda istismarcı olarak da görülebilir.

Özellikle çocuk istismarı konusundaki bir acı gerçek de şudur ki istismarcı genellikle çocuğun tanıdığı, güvendiği veya düzenli olarak görüştüğü kişiler arasındandır. Bu abisin bir diğer kısmında da ensest yatırıyor.

Toplumumuzun %40’ında olan bu olay aslında bizde 3.derece ensest yani kuzen evlilikleriyle genellense de her boyutuyla tüyler ürpertici bir kavram. Fakat benim burada sizlerle paylaşmak istediğim olay şu ki hiçkimse kesinleşmemiş şüpheler nedeniyle suçlanamasa da. Ecrin bebeğin üvey amcası olan şahsın telefonunda çıkan ensest başlıklı yani yenge, kardeş gibi aile bireyleri ile senerize edilmiş pornografik aramalar!

Acı Ama Gerçek Ecrin Bebek!

Bu durum da bizlere şunu gösteriyor ki artık bizler bu kutlu kültürün evlatları artık evlatlarımızı her ne nedenle olursa olsun birinci derece akrabalarımıza dahi emanet edemez hale geldik. Hatta işin daha ileri boyutları da var. 90’lı yılların başında İstanbul’da kendi öz kızına tecavüz eden bir babanın(!) hakim karşısında’’bahçeye ektiğin ağacın ilk meyvesini başkasına verir misin?’’ sorusuyla yaptığı savunma!

Peki Ne Olmalı?

Günlerdir bu soruyu kendime soruyorum hatta uykularımda bu sorunun cevaplarıyla dolu bir kuyuda buluyorum kendimi. Belki sizlere saçma gelecek ama aklım beni hep aynı noktaya getiriyor;’’Çocuk sahibi olmanın yasal bir düzenleme altına alınması.’’ Yani demem o ki eğer bir çift çocuk sahibi olmak istiyor ise. Kendisi ve çevresinin her mahallede sosyal hizmet uzmanları ve diğer uzman kişilerden oluşturulan bir komite tarafından bir kaç aylık bir denetime tabi tutulmalı. Bu duruma hak kazanması sonucunda bir eğitimden geçirilerek bebek sahibi olabilmesi gerektiğini savunuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir