Erkeklerin Gerçekten Ne Hissettiğini Anlamak İçin 5 Sır!

Çocukluktan beri kadınlar ve erkekler önceden toplumun normları tarafından belirlenmiş cinsiyet rollerine göre yetiştirilmişlerdir. Herhangi bir davranışları bu yoldan saptığında ciddi şekilde tepki görmüşler, hemen düzeltilmesi istenmiştir. Erkeklerin duygusuz birer varlık oldukları efsanesi ilişkilerde sıkıntılar yaratmaktadır.

Erkeklerin Gerçekten Ne Hissettiğini Anlamanın 5 Sırrı!

Erkekler duygularını ifade etme konusunda pek başarılı olamadıkları için duygusuz gibi görünebilirler ancak bu duygularının olmadığı anlamına gelmiyor. Erkekler genellikle duygularını biz giz gibi ifade ederler. Bazen kendilerinin bile anlayamadığı bir giz. Psikolog Barbara Markvay’in kaleme aldığı erkekler hakkındaki bu yazıyı gelin hep birlikte derinlemesine inceleyelim.

1- Erkekler Bir Duyguyu Bir Başka Duyguya Dönüştürebilirler.

Erkekler, mutsuzluk ve kırılganlık gibi toplumun genellikle kadınsı duygular içine dahil ettiği bu duyguları, dışarıya gurur ve sinir olarak vurabilirler. Çünkü bu duygular onlara daha kabul edilebilir gelmiştir.

Genç kızları için büyük bir sıkıntı içinde bana gelen bir çift hatırlıyorum. Erkek arkadaşı kıza saldırmış. Kızın babası (John) çocuğu öldürmekle tehdit etmiş, bu durum da annesi ve kızını oldukça üzmüştü. John’un intikam alıp hapsi boylayacağının endişesini duyuyorlardı. Bu durumun üzerine biraz çalıştıktan sonra John’a gerçek duygularını ifade etmesi için yardım etmeyi başarabildim.

Ağladı ve olanlardan dolayı kendini sorumlu tuttuğunu, kızını koruması gerektiğini söyledi. Kızının çektiği acıyı düşünmenin kendisine sinir verdiğini anlattı. Gerçek duygularını açığa vurduktan sonra çocuğu bir daha tehdit etmedi ve kızına daha yardımcı olmaya başladı.

2- Erkekler Duygularını Bambaşka Bir Sahneye Kaydırabilirler!

Erkekler gerçek duygularını yalnızca güvende hissettikleri yerde açığa vururlar. Erkeklerin maçlardaki davranışlarına bakın: çok enerjik ve coşku dolular, birbirlerine sarılıyorlar. Özellikle futbol maçlarında inanılmaz bir şekilde duygularını gayet rahatça açığa vuruyorlar. Erkekleri bu kadar rahat ve özgür başka bir yerde görebildiniz mi?

3- Erkekler Duygularını Fiziksel Şikayetler Yoluyla Yaşayabilirler.

Erkeklerin duygularını baş ağrısı veya karın ağrısıyla açığa vurdukları pek nadirdir. Bazen fark edersiniz, erkeklerin yalnızca hafta sonları baş ağrıları tutar veya tatildeyken hasta olurlar. Neden böyle oluyor, hiç düşündünüz mü?

Çünkü çalıştıkları sürece duygularını yok ediyorlar. Duyguları ve ihtiyaçları fiziksel belirtilerle açığa vuruluyor olabilir.

4- Erkeklerin Zihninde Konu Duyguları İfade Etmeye Gelince İki Arada Bi Derede Kalırlar.

Erkekler ne hissettiklerini daima bilmemelerine rağmen her zaman emin oldukları bir şey vardır: çıkmaza girdiklerinde ikna edilirler.

Toplum erkeği duygularını ifade etme konusunda hep cesaretlendirmiştir. Ancak duygularını ifade ettiklerinde partnerleri çoğu zaman donakalır. Kadınlar partnerinin duygularını açıkça ifade etmesini isterler, ancak yalnızca belirli duyguları, yani sadece baş edebilecekleri duyguları.

Erkeklik normlarından kendini sıyırmış erkekler, korku gibi duygularını özgürce ifade ettiğinde toplum tarafından yargılanır.

5- Erkeklerin Duyguları Herkesi Korunaksız Hale Getirebilir.

Birçok erkek için problemin asıl kısmı duygular konusunda hep sessiz kalmışlardır ve duyguları yükseldiğinde bu durumla nasıl baş edeceklerini bilmezler. Beklenmedik duygular başkalarının karşı koyamayacağı duygulara ve durumlara yol açabilir.

Rob ve Emily adında bir çift ile çalıştım. Onların olayı ise: Rob yeni bir iş bulmuştu ve Emily de evlerini satışa çıkarmaya hazırlanıyordu. Bu sırada köpek alıp almama konusunda tartışıyorlardı. Emily köpeği almanın iyi olacağını evde tek olduğu zamanlarda ona güven sağlayacağını söylüyordu. Rob ise mantıklı bir şekilde köpek almanın doğru zaman olmadığını etrafa işeyen ordan oraya koşturan bir köpekle nasıl başa çıkacağını ona soruyordu.

Emily ise mantıklı bir şekilde eşinin haklı olduğunu biliyordu ancak köpek konusunda ısrarcı olmak onu mutlu ediyordu. Haftalarca köpek kavgaları sürdü gitti.

Emily Rob’da bir soğukluk hissetmeye başladığını anladı. Rob ise karısının mantıksız davrandığını düşünüyordu. Karısını tatlı sözle kandırmak için onu hayvan barınağına sadece ve sadece “köpeklere bakma” maksadıyla götürdü.

Rob barınakta ölüme terk edilmiş onlarca köpeği görünce gözleri doldu. Emily kocasını ilk kez ağlarken gördüğünü söyledi. Sürekli kendi kendine kocasının duygusuz biri olduğunu düşündüğünü söyledi.

Benim gözlemim ise birçok erkek yoğun duygular yaşar ancak hem yetiştirilmelerindeki eksiklik hem de bu tarz durumların onlara mantıksız gelmelerinden dolayı tek seçenekleri o duyguyu daha derine atma olarak kalıyor.

Erkekler duygusuz değildir. Sadece erkekliğe yakışmaz denen şey içinde hapsolmuşlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir