Farklı Bir Perspektiften “Leonardo da Vinci, Klasisizm ve Anatomik Çizimler”

Öncelikle incelediğimiz konu Leonardo da Vinci ve onun klasisizm etkisi altındaki anatomik çizimleri.

Klasisizm Nedir?

Klasisizm Sanat Akımı, (Klasisizm) Rönesans sanat geleneklerine uygun resim yapma anlayışının hakim olduğu bir sanat akımıdır.

Klasisizmin temel öğeleri kendi içinde soyluluk, akılcılık, uyum, açıklık, sınırlılık, evrensellik, idealizm, denge, ölçülülük, güzellik, görkemliliktir, perspektif, ölçü, plan, kompozisyon ve ışık-gölge gibi ana kurallara bağlı kalınır.

Klasisizm temellerini Rönesans Aristokrasi’sinden alır. Klasizm bir bakıma Aristokrasi’nin akımıdır.
Bu akımın başlıca temsilcileri; Leonardo da Vinci, Michelangelo Buonarroti ve Raffaello’dur.

Leonardo da Vinci ve Anatomik Çizimleri!

Leonardo, günümüzde tıp ve illüstrasyon ile uğraşanlar tarafından değerlendirildiğinde; yaptığı anatomik çizimler paha biçilemez olarak değerlendiriliyor. Bunun sebebi bize göre elinde hiçbir imkan
yok iken yılmadan sürdürdüğü fikirleri ve çizimleri.

Gerektiğinde ölen arkadaşının vücudunu, gerektiğinde bir mezardan çıkartıp geceleri mum ışığında inceleyip ardından tekrar gömdüğü ölü bedenler.

Çizimlerinde Kas Gruplarını Ayırt Edebilen Leonardo!

Elbette ki yaptığı çizimlerin inceliğine ve o koşullardaki başarısına da değinmemek büyük değerbilmezlik sayılır. Kas gruplarını ayırt edebilen Leonardo da Vinci, bulduğu kasın yaptığı hareketi anlatabilecek pozisyonlarda çizimler yapmıştır.

Fleksiyon, supinasyon gibi örnekler verebileceğimiz bu çalışmalar aslında bir nevi bugün kullandığımız MR gibi tekniklerin kullandığı açıları yakalamayı başarmıştır. Leonardo aslında bir robot yapmak istiyordu; bu yüzden insan vücudunu incelemek istemiş, ardından böyle çalışmalarda bulunmuştur.

Tüm bunların yanı sıra Leonardo bazen insan bedenini inceleyemediği zamanlarda ise hayvan bedenlerinden aldığı bilgilerle çizimlerini tamamlamış; bu yüzden de gerçekten uzak kalan bazı çizimler de ortaya koymuştur.

Büyük bir talihsizlik olarak görebileceğimiz bir durum olarak, bu çizimler malesef uzun bir süre saklı kalmış, kilitli bir dolapta eskimeye terk edilmiş; anatomi ve tıpın büyük zorluklarla gelişme kaydettiği dönemlerde yardımcı kaynak olarak kullanılamamıştır.

Ufkun ve Hayalin Sonsuzluğunu Gösteren Leonardo da Vinci!

Sonuç olarak Leonardo döneminin en büyük insanların biri olmayı başarırken bunun yanı sıra bizlere istenildiği zaman ufkun ve hayalin sınırının olmadığını gösterecek seviyede çizimler bırakmıştır.

Şuanda kullandığımız 3 boyutlu görünteleme teknikleriyle çıkarabildiğimiz sonuçlara çok yakın sonuçları mum ışığında görmüş, analiz etmiş ve büyük bir ustalıkla kağıda dökmüştür.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir