Süleyman Çakır, Game of Thrones, Sıfır Bir Adana!

Kaliteli bir film ya da dizi çekmek için ilk şart güçlü ve oturaklı hikayesi olan karakterler yaratmaktan geçiyor.

Westeros, Adana, Süleyman Çakır, Game of Thrones…

Ne olabilir acaba Westeros ve Adana’nın ortak yönü?

George R. R. Martin Game of Thrones adlı güzide eserinde bunu çok iyi başarmış. Her karakterin kendi trajedileri ve hikayeleri var bu hikayeler sayesinde izleyici karakterlerle kendisi arasında bağ kurabiliyor. İster fantastik bir yapım olsun Westeros’da geçsin ister bir nebze daha gerçekliğe yakın bir yapım olsun Adana’da geçsin, izleyici karakterlerle kendisi arasında bağ kurabildiğinde o dizi bir efsaneye dönüşüyor.

Buna en güzel örneklerden biri de Süleyman Çakır’dır, Süleyman Çakır Türkiye’de çok sevildi, bunun sebebi ne olabilir ki?

Olayın aslına baktığımızda Süleyman Çakır çok iyi, temiz ve rol model biri değil. Lakin her açıdan çok iyi kurgulanmış hikayesinde çok az açık olan tutarlı bir karakter. O kadar iyi kurgulanmış ki Çakır diye bir kişinin yaşadığına bizi inandırmış ve öldüğünde cenaze namazı bile kılınmıştır.

Şimdi şurayı çok iyi anlamak gerekiyor izleyici tamamen iyi ya da tamamen kötü karakterlerle bağ kuramıyor. Maalesef gerçek hayatta dizilerde olduğu gibi tamamen iyi ya da tamamen kötü insanlar yoktur. Gerçek hayatta insanlar bir nebze iyidir ve bir nebze kötüdür. İzleyiciye bunu vermek çok mu zor anlamıyorum. Türk dizileri olsun yabancı diziler olsun hepsinde farklı düşünen senaristler bir karakter yazarken ya tamamen iyi karıncayı incitmeyen bir karakter  yada kötüye dair ne varsa içeren bir karakter yaratıyorlar.

Süleyman Çakır

Şimdi Süleyman Çakır aslında psikopat, katil, mafya babası, karısını aldatan biri diğer taraftan çocuklarını çok seven, kendi değerleri olan, sadık ve kendi dediğine göre dürüst biri iyi tarafları ve kötü tarafları harmanlanmış ve efsaneleşmis bir karakter.

Game of Thrones

Gelelim Game 0f Thrones’a George R. R. öyle bir yazmış ki bir tane tamamen iyi karakter yok bir tane tamamen kötü karakter yok.

Dizinin başında minnoş bir karakter olan küçük kız Arya bile son sezonda ben racon kesmiyorum kafa kesiyorum diyen Polat Alemdar’a dönüştü. Biraz abarta ama gerçek su ki bizi iyi yada kötü yapan şeyler yaşadıklarımızdır. George R. R. Martin bize bunu her karakterde o kadar güzel göstermiş ki ortaya Game of Thrones diye bir şaheser cıkmış. Tabi George R.R. Martin  sadece karakter değil kocaman bir tarih kurgulamıştır biz sadece karakterlere yoğunlaştık.

01 Adana

Simdi gel gelelim Adanalı gençlere senaristi açıklanmasa da bence George R. R. Martin olabilir çünkü aynı Game Of Thrones’deki gibi ana karakterler hızlı bir şekilde diziden ayrıldı millet izlemem artık dedi ama son sezon yine nefes kesti. Neden çünkü ana karakterler gitse bile diğer karakterler o kadar iyi kurgulanmış ve hikayesi izleyiciye aktarılmış ki ayni Game of Thrones’ta ki gibi her karakter bir anda ana karaktere dönüşebiliyor.

Hele Sıfır Bir son sezon finalinde keşke atom bombası atsaymış. Herkesi daha rahat öldürürdü aynı Game Of Thrones’ın Red Wedding’i gibi bir tane adam kalmadı dizide herkes öldü ama herkes sabırsız ve meraklı bir şekilde diğer sezonu bekliyor. İşte bu karakterin gücüdür.

Son olarak yerli yapımlarda ölümsüzlük şerbeti içmiş gibi kimsenin ölmemesinin ve heyecanı bitirmesinin sebebi iyi karakter kurgulanmamasıdır. Senarist bir tek ana karakteri kurgulamış o ölürse dizi bitecek, yerini dolduracak kimse kalmıyor dizide. Aslında sadece ülkemizde değil dünyada her yönüyle karakter kurgulayabilen senarist, yazar eksikliği var kurgulayabilenler de efsane oluyor zaten.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir