“Reklam Stratejileri” Nasıl Kandırılıyoruz?

Reklam hem geçmişte, hem günümüzde bir ihtiyaç olmanın çok ötesine gitmiştir. Tam anlamıyla bir strateji haline gelmiştir.

İşletmeler sınır ötesine geçtikçe, reklam harcamalarının rolü ve büyüklüğü genişlemiştir, bu nedenle rolleri ve işlevleri açısından sıkı bir inceleme gerektirmektedir.

Reklamlarda tercih edilen bir unsur kültürdür. Özellikle uluslararası arenada pazar payını arttırmada ve rekabet yönetiminde avantaj sağlayabilme açısından din, dil, inanış, alışkanlıklar, gelenek ve görenekler gibi kültürel bileşenlerin dikkate alındığı ve iletişimde mesaj stratejilerinin buna
göre kurgulandığı görülmektedir.

Örneğin, Coca-cola bunu fazlasıyla yapıyor ve başarılı oluyor. Ramazan ayında Coca-Cola reklamları artıyor mesela?

Bu bir strateji!

Küresel reklâm uygulamalarında, reklâm içeriklerinin belirlenmesinde kültür ve kültüre özgü belirleyiciler temel yapıtaşı olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda denilebilir ki, reklâm içinde bulunduğu toplumsal yapı ve bu yapıya etki eden kültür ile etkileşim içinde olan bir kitle iletişim biçimi olarak bu çevreyi hem etkilemekte hem de bu çevreden etkilenmektedir.

Kısacası kültürel değerler ve reklâm arasında karşılıklı bir etkileşim söz konusu olmaktadır.

Reklam, hem kültürel değerleri yansıtmakta hem de onları etkilemektedir hatta değiştirebilmektedir. Su yerine Ramazan’da ilk kola içilmesi, reklamlarının kültüre etkisine bir örnek mesela.

Örneğin, Fransız kültürü yüksek düzeyde güç mesafesi ve bireyci özellik göstermektedir. Bu bağlamda reklâm mesajlarında insanların özgür ve bağımsız olması, dolayısıyla farklı olma ihtiyacı ön plana çıkartılmaktadır.

Türkiye’de ise bayramlar ve aile unsurları reklamları belirlemede en önemli etken.

Reklamlarda kitle seçimi ürüne göre değişiyor. Yani kandıralabilecek insan seçimi dahi hesaplanıyor. Örneğin çikolata reklamlarından çocuklardan sonra 2.kitle hedefi kadınlar hatta belki 1. hedefleri bile olabilir.

Çikolata, dünyadaki en sevilen yiyeceklerden biri olarak kabul edilir ve çikolata bağımlısı gibi terimlerin ortaya çıkmasına neden olur. Ancak, dünyanın dört bir yanındaki çikolata şirketleri tarafından hedeflenen pazarlamaya gidildiğinde, çikolata bağımlılarının çoğunluğunun kadınlar olduğunu varsaydıklarını biliyoruz.

Cinsel unsurlar da kullanılıyor!

Fark ettiniz mi bilmiyorum; Çikolata reklamlarında bir kadın oynadığında, mutlaka çikolatayı ilk ısırışı gösterilir. Hatırlayın. Bu kadınların cinsel zevki ve çikolata arasındaki ilişkiyi göstermektedir. İnsanların bilinçaltına bu mesaj o ısırığı izlediğinde gider.

Kadınların cinsel zevki, çikolataya karşı tutum gibi, günahkâr sayılır; Çikolata reklamları aracılığıyla anlatılara dokunan bu iki görüşün yan yana olması, sadece çikolata tüketirken kadınları cinsel olarak nesnelleştirirken “yaramaz ama güzel” kavramını güçlendiriyor.

Kadınlar, reklamlarda cinsel olarak iki şekilde gösterilme eğilimindedir. Bunlardan biri, kadınların çikolata tüketerek uyandırılması, ya da iki kadının da çikolata tüketmesinden sonra erkekler tarafından cazip hale gelmesidir.

Dove ve Godiva’nın, çikolata reklamcılığında kadınların bu iki portresini tasvir eden reklamlarından örnekler vererek açıklayabilir.

Bunun dışında arka plan renkleri, ses tonları ve müzik hedeflenen mesaja göre ayarlanır.

Biscolata reklamlarını hatırlayın. Bir ara deyimleşen “Biscolata erkeğini”. Kadınlar üzerinden yakalanan çikolata başarısı. Erkekler üzerinden de yakalanmıştı. Tabi kaslı ve yakışıklı erkekleri kullanmak da bir strateji.

İnsanları aldatmanın bir başka yolu da, satılan ürünün fotoğraflarını çekmek, ancak onları olduğundan daha iyi görmelerini sağlamaktır.

Fotoğraf, ürünün bazı kusurlarını gizlemek veya gerçek hayatta olduğundan daha büyük ve daha iyi görünmesini sağlamak içindir.

Bir fast food yerinden burger sipariş ettiyseniz, bunu iyi biliyorsunuzdur. Menüdeki burger mükemmel. Kalın, bol malzelemi, 4 inç yüksekliğinde ve inanılmaz görünüyor. Ama aldığınız burger, aynı içeriklere sahip olsa da, bu imgenin hüzünlü bir yorumu adeta.

Bu, tüketiciler olarak kabul ettiğimiz bir şeydir çünkü fotoğraftaki burgerin uzman tasarımcıları ve yemek sanatçıları tarafından saatler boyunca bir araya getirildiğini biliyoruz, ancak yine de aldanıyoruz. Görsel güç işte.

Türkiye’de de RTÜK televizyonlarda şeker ve çikolata reklamlarında çocukların kullanılmasına dair düzenlemeler getiriyor gibi görünüyor. Ancak sonuca bağlanır mı bilinmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir