Şeker Tüketimi Neden Bırakılamıyor?

Dünya çapında şekerden günde yaklaşık 500 kalori alıyoruz. Çoğu insan şekerin kendileri için iyi olmadığını bilir, ancak bazı nedenlerden dolayı fazla şeker tüketimi bırakılamıyor. O nedenlere değineceğim, merak etmeyin.

İlk olarak şekerin içeriğinden bahsetmemiz gerekirse: Şekerin besleyici bir değeri yoktur. Yapısında lif, protein, mineral, vitaminler veya yararlı yağlar bulunmaz.

Hatta şekerin yapımında kullanılan ana bileşenlerden biri Sülfürdür.

Sülfürün havai fişeklerin yapımında kullanılan maddelerden biri olduğunu da belirtmek isterim. Sülfür ağır kimyasallardandır, insan vücuduna girdiğinde bir daha çıkması imkansızdır. Şekerin vücudumuzdan bir türlü çıkmamasının sebeplerini aslında içeriğine baktığında anlıyoruz. Şeker tatlı bir zehirdir desek nokta atışı yapmış oluruz.

Peki nedir bize bu kadar şekeri sevdiren? Bağımlılık mı, yoksa ihtiyaç mı ya da arzular? Belki de hiçbiri. Şekerin arkası sağlam galiba arkadaşlar (!) Arkasından kastım, içeriğine hakim olarak hatta bizzat üreterek satışa sunan şirketler. Şekere derin anlamlar kazandırarak, zararlarını unutturdukları da aşikar.

Mutluluktan, tutkudan ve kırmızıdan yürüyorlar mesela çikolata üreticileri. Stresinizden ve üzüntünüzden kurtulmanın tek yolu sanki şekerli besinler, bolca tatlı! Böyle bir algı hakim toplumda. Bu algı yıkılır mı bilinmez ama bizi yıktığı kesin. Özellikle de yeni nesli.

Gıda sektörü, ürünlerinin çocuk ve gençlere yönelik olarak pazarlanmasında yılda 1,6 milyar dolardan fazla harcıyor. Rakamlar yüksek! Ancak başarılı oluyorlar mı? Olmuyorlar dersek haklarını yemiş oluruz.

ABD’deki çocuklar, her gün televizyonda ortalama 13 yemek reklamı görüyor. Türkiye’de de durum farklı değil. Gıda şirketleri ayrıca çocukları doğrudan İnternet’e, ürün ambalajına, sosyal medyaya ve diğer birçok pazarlama merkezine hedefliyor.

 

Gençlere yönelik reklamcılıkta kullanılan tüm yiyeceklerin yüksek kalorilere, doymuş yağa, şekere veya sodyuma sahip oldukları gerçeği var. Üstelik yetişkinleri hedefleyen ürünlere göre beslenme bakımından da daha düşük. Şu reklama bir bakın mesela. Üstelik bu reklam 4 Ağustos 1964’te yayınlanmış. Şeker hayatımızda ne kadar uzun süredir var ve ne kadar uzun süredir kandırılıyoruz ya da zehirleniyoruz mu demeliydim? Reklam afişinde yazanlar ise şunlar:

Bando takımının en önünde yürüdükten sonra Judy, kediyi kurtarmak için elma ağacına tırmandı ve daha sonra da patenleriyle saç tokası almaya gitti. Şu anda da dans dersi için evinde. Judy’ye şekersiz ve yumuşak bir içecek lazım tıpkı bir kangurunun yavrusunu taşımak için ihtiyacını hissettiği bir bebek arabası gibi. Küçük kızlar neyden yapılır?

Şekerden.

Enerji için.

En altta ise “her ne lazımsa şekerde mevcut diyor”. Bir çay kaşığının 18 kalori olduğu ve bunun tamamının enerji olduğu yazıyor.

Şekere dair yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. İnsanların kafasında bir soru işareti bırakmak bile yeterli onlar için.

“Şeker zararlı değil miydi? Hayır , ben bir reklamda görmüştüm; enerji verdiğini söylüyorlardı.”

Toplum böylece ikiye bölünmüş olacak…

Şeker direk beynimize de etki ediyor!

Fazla şeker tüketimi, beynimize doğrudan etki eder. Hem bilişsel becerilerimizi hem de kendi kendimizi kontrol etmemizi engeller. Şekerin, beynin ödül merkezinde uyuşturucuya benzer etkileri vardır. Bilim adamları, tuzlu ve yağlı gıdalar ile birlikte tatlı yiyeceklerin, insan beyninde bağımlılık benzeri etkiler yaratabileceğini test ettiler. İnsanlarda, yüksek glisemik gıdaların, ödül yanıtı ile ilişkili beyin bölgelerini aktive ettiği ve düşük glisemik gıdalara kıyasla daha fazla açlık hissi uyandırdığı bulunmuştur. Kan şekerinde yükselmeye neden olan besinler beyinde daha büyük bir bağımlılık yaratır.

Yüksek glukoz seviyelerine sık sık maruz kalmak, zihinsel kapasiteyi azaltır. Yani belleğimiz ve öğrenme noktalarımız zarar görür. Şeker, aynı zamanda beyninize dopamin denilen kimyasalın büyük bir dalgalanmasını sağlar. Meyve ve sebze gibi doğal olarak üretilen besinler beynin dopamini serbest bırakmasına neden olmadığından, beyniniz aynı zevk hissini almak için daha fazla şekere ihtiyaç duymaya başlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir