Sevgililer Gününde “Bir Film İyi Gider” Diyenlere 11 Film Önerisi

Sevgililer gününde üzerinizde fazla bir baskı hissedebilirsiniz. Sıradan bir süpermarket alışverişi sırasında bile çikolatalar, güller ve tebrik kartlarında bulunan hatırlatıcılar ile aşkın havada ve her yerde olduğunu unutmanız neredeyse imkansızdır. Bu sene işleri neden tatlı ve sade tutmuyorsunuz? Bütün maaşını süslü, gösterişli bir restoranın menüsünde harcamak zorunda kalmanıza gerek yok! İzleyeceğiniz çok sayıda romantik film var.

Bu, sizler için derlediğimiz 11 sevgililer günü filmini izlemek fırsatı için mükemmel. Patlamış mısır ile kanepenizin rahatlığında sarılmak ve iyi hissettiren bir filmin izlenmesi çok daha kolay. Artı; şık giyinmenize bile gerek yok.

1. Love Actually ( Aşk Her Yerde)

Notting Hill ve Bridget Jones’s Diary’nin yapımcılarından romantizm rüzgarları! Birbirinden ünlü oyuncuları ve olağanüstü müzikleriyle film uzun süre akıllardan çıkmayan bir film. Beklenmedik, heyecanlı, karşılıksız, tutkulu, uygunsuz, engellenemez, anlatılamaz… İdeal bir sevgililer günü filmi olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

2. Sing Street

Conor, problemli bir çocuktur. Ailesiyle birlikte Dublin’de yaşayan delikanlı, yeni okuluna uyum sağlamakta sorun yaşar. Öğretmen ve sınıf arkadaşlarından olumsuz davranışlar gögren Conor’ın tek sıkıntısı bu değildir. Ailesiyle de kötü bir ilişkisi olan Conor, okul yakınlarında gördüğü Raphina’dan hoşlanır. Güzel kızın dikkatini çekmeye çalışan Conor, bunun için müzik grubu kurmaya karar verir. Başlarda türlü zorluklar yaşayan Conor ve grup arkadaşları giderek daha güzel işler yapmaya başlar. Conor bu sayede amacına ulaşır ve Raphina’nın ilgisini çekmeyi başarır.

Aşk varsa çoğu zaman mutluluk da vardır.

3. Must Love Dogs (Aşkla Randevu)

Otuzlu yaşlarındaki Sarah Nolan, eşinden boşanalı sekiz ay olmuştur. Halen de aşk hayatını yoluna koyabilmiş değildir. Kendisi için endişelenen ailesi, onun karşısına türlü adaylar çıkartabilmek için ellerinden geleni yaparlar. Yine de Sarah, birçok kişi ile görüşse de kalbini sunabileceği doğru insana henüz rastlamamıştır. Kız kardeşi bir gün onun bilgilerini uygun eş aramakla ilgili bir web sitesine koyar. Adayların sayısı artsa da Sarah ısrarla köpekleri seven bir adamı bulmanın peşindedir. Bunun ne kadar kolay olabileceği ise bir muammadır.

Romantik komedi arayanlar için ideal bir film olduğunu söyleyebiliriz. 

4. Bridget Jones’ Diary (Bridget Jone’nin Günlüğü)

Artık otuz iki yaşına gelmiş olan Bridget, hayatını rayına oturtamamış; aradığı kişiyi bulamamıştır. Bir şekilde kim olduğunu kendine hatırlatması ve tüm hareketlerini kontrolü altına alabilmesi için bir günlük yazmaya başlar. O noktadan itibaren kendisini aşık olduğu iki erkeğin arasında kararsız bir vaziyette bulur. Bunlardan birisi dürüstlüğüyle ve doğru seçimleriyle göz kamaştıran bir erkektir. Diğeri ise, güvenilmez ancak bu nedenle çekici olan bir adamdır. Bridget Jones, ne yapacağını şaşırmıştır.

Aşkta kararsızlıklara yer var mı görecektir.

5. While You Were Sleeping (Sen Uyurken)

Bekar bir kadın olan Lucy, yakışıklı Peter’le her sabah metroda karşılaşır ve uzaktan uzağa hayran olur. Peter bir gün raylara düştüğünde müdahale eden kişi Lucy’dir. Komaya giren genç adamı hastanede ziyaret ettiğinde ailesiyle de tanışır ve onlara oğullarının hiç tanımadıkları nişanlısı olduğunu söyler. Peter’in koma durumu sürerken Lucy ailenin bir parçası olur ve yalanını sürdürür. Ama Peter’in erkek kardeşi Jack ortaya çıktığında işler karışır. Çünkü Lucy ile birbirlerine aşık oluverirler. Genç kadın, hiç tanımadığı komadaki bir adamın sevgilisi rolü yapmakla gerçekten bulduğu aşkı yaşama arasında ikileme düşer.

6. 13 Going on 30 (Keşke 30 Olsam)

Gönülden isteyerek tutulan dileklere dikkat!

Umulmadık bir anda gerçek olabileceğini anlatan keyifli bir film. Jenna’nın, on üçüncü doğum günü partisinde, en yakın arkadaşı Lucy’nin muzip bir oyunu ile her şey alt üst olur. Hoşlandığı erkek Matt ile ilgili alay konusu olup da fazlasıyla incinen Jenna, otuz yaşına gelene dek saklanmaktan başka bir şey istemez. Ve elindeki dilek tozu sayesinde umulmadık bir biçimde isteği gerçek olur. Fıstık gibi bir vücut, rüya gibi bir daire, muhteşem bir gardırop ve atlet bir erkek arkadaş, muhteşem bir iş, yıldız arkadaşlar. Bundan daha iyi bir hayat olabilir mi? Ne yazık ki Jenna, istediğinin bu olmadığını fark eder. Tek ihtiyacı olan bir zamanlar partisini mahveden, çocukluk arkadaşı Matt’dir. Onun yetişkin hali ile karşılaştığında ise tanıdığı eski Matt olmadığını fark eder.

7. Definitely, Maybe (Kesinlikle, Belki)

Will Hayes 30 yaşında, bir kız çocuk sahibi olan ve boşanmanın eşiğine gelmiş bir babadır. Anne ve babasının hikayesini öğrenmek isteyen küçük Maya, Will’i geçmişe geri döndürecektir. 1992 yılında başlayan ve üç farklı kadınla apayrı bir ilişki yaşadığı bu hikayede, Will sevgililerinin isimlerini Maya’dan özellikle saklar. Böylelikle Maya annesinin Will’in hangi sevgilisi olduğunu tahmin edecektir. Bayan Hayes Will’in kolej aşkı Emily mi, uzun süre dostu olan April mi, yoksa özgür ruhlu idealist gazeteci Summer mı?

8. Hitch (Aşk Doktoru)

Aşk doktoru Alex Hitchens, erkeklere flört edebilmeleri için yardımcı olarak hayatlarının kadınını bulmalarını sağlamaktadır. Sara, bir New York gazetesinde dedikodu köşe yazarı olarak çalışmaktadır. Her ikisi de karşı cinsler olarak ziyadesi ile donanımlıdırlar. Doğalarının uyumsuzluğuna rağmen Alex ile Sara bir ilişki yaşamaya başlarlar. Sara’nın en son mercek altına aldığı kişi, Alex’in müşterisi çıkınca işler karışmaya başlar.

Will Smith, Eva Mendes gibi isimlerle parlayan film kaçırılmaması gereken bir romantik komedi tadında izleyicisi ile buluşuyor.

9. How to Lose a Guy in 10 Days (Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?)

Composure dergisindeki “Nasıl Yapmalı” köşesinin yazarı olan Andie Anderson’ın (Kate Hudson) önünde kısa sürede teslim etmesi gereken alışılmadık bir görev vardır. Kadınların erkeklerle ilişkilerinde yaptığı ve onların kaçmasına sebep olan hataları birinci elden deneyimleyerek yazması gerekmektedir. Önündeki süre ise sadece 10 gündür. Bu süre içinde bir erkek bulması, onu kendisine aşık etmesi, sonra da kendisinden bıktıracak klasik flört hatalarını yapması gerekmektedir. Bu görev için hedef seçtiği Benjamin Barry (Matthew McConaughey) adlı reklamcı gencin durumu da başka bir alemdir. O da kendi patronuyla iddiaya girmiştir ve istediği kadını 10 gün içinde kendisine aşık edebileceğini ileri sürmektedir.

Herkesin dürüstlük aradığını söylediği bir dünyada tamamen aldatmacaya dayalı bir ilişkinin yürüme şansı var mıdır? Haydi bahse girelim! 

10. Safe Haven (Aşk Limanı)

Gizemli bir genç kadın (Julianne Hough) küçük bir Kuzey Carolina kasabasına gelince, birbirine bağlı insanlardan oluşan kasaba halkının içine girmek istememesi kadının geçmişine dair sorular sorulmasına neden olur. Genç kadın yavaş yavaş yeni hayatına alışmaya başlar ve iki çocuklu dul bir mağaza sahibi olan Alex (Josh Duhamel) ile bir ilişkiye başlama cesaretini kazanır. Ancak karanlık sırlar yeni hayatına o kadar korkunç bir şekilde girer ki fedakarlığın ne demek olduğunu bir kez daha anlamak ve aşkın gücüne güvenmek zorunda kalacaktır.

11. Sleeping With Other People

Hem iyi huylu bir zampara hem de üçkağıtçı bir adam hayatının aşkıyla karşılaşırsa ne olur dersiniz? Hem de bu aşkın karşılıksız bir ilişki olduğu düşünülürse? Elbette ki kendi alışkanlıklarından vazgeçecek ya da bildiği hayata devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir